PANDEMİDEN YARARLANMAK…

 

“Her şerde bir hayır vardır”a yakın zaman içinde örnek aranacak ise, hiç şüphesiz pandemi sürecinde kentten köye yöneliş ve bunun sonucunda özellikle ev ekonomisi şekliyle artan tarımsal üretimi gösterebiliriz.

 

Sadece tarımsal üretim değil, tıpkı Karadeniz’in en önemli iki ürünü olan fındık ve çayda olduğu gibi, endüstriyel tarımda da pozitif gelişmeler yaşanmaya başlandı.

 

Örnek vermek gerekir ise, 2020 ürünü yaş çay yaprağı ile fındık hasadının büyük kısmının bile arazi sahiplerinin kendi imkanları yapılmasıdır. Önceki yıllarda çayda Gürcistan, fındıkta ise Suriye vatandaşlarının hasat işleminde çalıştığı göz önüne getirilirse, kendi imkanları ile gerçekleştirilen bu işlemden bile milyonlarca lira kendi vatandaşımızın cebinde kalmıştır.

 

Ayrıca, ÇAYKUR Genel Müdürünün de ifade ettiği gibi, bilinçli hasat işlemi ile çaylıklarda da ağaç zayiatının önüne önemli ölçüde geçilmiştir.

 

Fındık ve çay gibi iki önemli tarımsal sanayi ürünündeki bu gerçeklerin yanı sıra, pandemi sürecini kentlerdeki evlerinde dört duvar arasında geçirme yerine, kırsaldaki bahçelerinde geçirmeyi tercih edip de başta İstanbul ve Ankara olmak üzere büyük metropollerden köylerine dönenlerin gündelik sebze ve meyve ihtiyaçlarını kendilerinin gidermesi bile ekonomiye katkı sağlamıştır.

 

Bağ ve bahçesinde kendi yaptığı üretimle kentlerde çekilen geçim sıkıntısını köylerde asgariye indiren toprak sahiplerinden özellikle emekli olanların önemli bir kısmının artık şehirlerdeki dört duvarların arasına dönmeyecekleri anlaşılmaktadır. Çünkü basit bir tarif ile şehirde 3 bin lira ile yapılabilen geçimin köydeki faturası bin lirayı bile bulmamaktadır.

 

Bu vesile ile bir yandan toplum sağlığını tehdit eden kovid mikrobundan kurtulmak için mücadele ederken, diğer yandan da kırsalda kalarak tarımsal üretimin artışına bilinçli bir şekilde katkı sağlamanın çabası içinde olmalıyız.

 

Mesela, fındık gibi dünyada söz sahibi olduğumuz bir üründe birim alandan verimi 2-3 katına dolayısıyla dekarda verimi 200 kg’ın üzerine çıkarabiliriz. Son yılların ortalaması ile 600-650 bin ton arasında olun yıllık üretim miktarımızda dolayısıyla 1 milyon tonunun üzerine çıkacaktır. Bu da fındık ihracatından Türkiye’nin yaklaşık 4 milyar dolar döviz sağlayabileceği miktarda ürünü üretmesi demektir. Çok üretmek için çok çalışmak gerekiyor. Pandemi nedeniyle de kırsaldaki nüfus arttığına göre işgücü sıkıntısı da çekilmeyecek demektir.

 

Başta da söylediğimiz gibi, her musibetten bir hayır çıkarmak insan olmanın gereklerinden biridir. Bunu yapabildiğimiz zaman hem pandemiden kısa sürede kurtulacak, hem de ekonomik olarak daha da güçlenmiş olacağız.

 

EYYÜP ERGAN

YÖNETİM KURULU BAŞKAN