YÖRESEL ÜRÜNLER TESCİL EDİLMELİ…

YÖRESEL ÜRÜNLER TESCİL EDİLMELİ…

Antalya'da düzenlenen 'Yöresel Ürünler Fuarı'na katılan TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu, "Yunanistan'ın tescilli 33 yöresel ürünü var, Türkiye'de bir tane. Beş bin yıllık yoğurdu bile Fransızlara kaptırdık. Biz kendi değerimizi bilmez, sahip çıkmazsak, işte böyle hazırdan yiyen oluruz" dedi.


Yöresinin adıyla tanınmış gıda, turizm, tarım, tekstil,el sanatları ve sanayi ürünlerinin aynı çatı altında buluştuğu renkli organizasyona başta  TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay,  Eski  CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Antalya Vali Yardımcısı Fuat Ergün,  Antalya Milletvekilleri Sadık Badak, Osman Kaptan ve Mehmet Günal, Türk Patent Enstitüsü Başkanı Habip  Asan, Eski Belediye Başkanı ve Milletvekili adayı Menderes Türel, Oda ve Borsaların başkan ve yöneticilerinin yanı sıra, Sanatçı Sümer Ezgü ve vatandaşlar katıldı.


2. Yöresel Ürünler Fuarı’nın (YÖREX) açılışında konuşan TOBB Başkanı M.Rifat Hisarcıklıoğlu, ürünlerin mutlaka şehirlerin adıyla markalaşmasını önerdi. Antalya Ticaret Borsası ve Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın büyük düşünerek YÖREX'i EXPO'ya dönüştürme görevi verdiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, YÖREX'in bir yıl yurtiçinde, bir yıl da yurtdışında düzenlenmesini tavsiye etti.


140 ürün tescilli ama bu yetmez…

YÖREX'in akıl ve alın terinin döküldüğü yer olduğunu ifade eden Hisarcıklıoğlu, yöresel ürünleri dünya çapında markalaştırmanın yolunun tescil edilmesinden geçtiğini belirtti.Hisarcıklıoğlu şöyle konuştu:''Kars'ın kaşarını dünyaya tanıtırsak Hollanda, Fransa'nın peynirini hepsini sallarız. Ortadoğu'nun gıda ithalat pazarı 30 milyar dolar. Bizde bu lezzetler varken niye burada pazar bulamayalım. Fazla kazanmak istiyorsanız bunun yolu, yaptığınız iş ne olursa olsun, bunu marka haline getirmektir. Artık sadece üretmek de yetmiyor, ürettiğini tanıtacaksın, pazarlayacaksın. Bunun için de kaliteye ve markalaşmaya önem vereceksin. Anadolu'da, yöresinin adıyla tanınan, tescillenen çok sayıda gıda, el sanatı ve sanayi ürünü mevcut ama bunlar bilinmiyor. Bilinmediği için de ithal ürünler arasında sıkışıp kayboluyor. Halen 140 yörenin ürünü, ülkemiz içinde coğrafi tescil almış durumda. Ama bu yetmez.


Yoğurda sahip çıkamadık Fransızlar sahip çıktı..

Yıllardır Anadolu'da yapılan yoğurda bile sahip çıkılamadığından yakınan Hisarcıklıoğlu, ''Hepimiz küçükken annemizin yoğurdumuza reçel, pekmez kattığını ve bize öyle yedirdiğini hatırlarız. Ama bunu biz dünyaya sunamadık. İşin ilginci, yoğurdun tatlı ile karıştırılıp yenilmesi de bize ait. Ama annelerimizin bu büyük icadını biz dünyaya yayamadık. Sonra Fransızlar bunu becerdiler ve bütün dünyaya ve yoğurdun asıl vatanı olan ülkemize meyveli yoğurdu yediriyorlar. Dünyanın en güzel peyniri, kaşarı bizde.  Ama Ezine, Erzincan peynirini, Kars kaşarını değil, ithal olanını biliyoruz. Biz kendi değerimizi bilmez, sahip çıkmazsak, işte böyle hazırdan yiyen oluruz. Dolayısıyla, bu önemli fuarın, önce tanıtım, sonra da markalaşmanın gelişmesi açısından büyük faydası olacağına inanıyorum’ diyerek sözlerini noktaladı.


Daha sonra Hisarcıklıoğlu, Baykal ve diğer misafirler stantları tek tek gezerek bilgiler aldılar. TTSO ve Borsanın ortak standında davul-zurnayla karşılanan Hisarcıklıoğlu ve Baykal’a Trabzonspor forması, fındıklı ekmek, Trabzon Hurması ve çeşitli hediyeler verildi. Temmuz ayında Trabzon’da yapılacak olan Avrupa Gençlik Oyunları’nın maskotu hamsi ise fuarın en renkli siması oldu.