Avrupa Komisyonu'nun yarın açıklanacak 'Türkiye İlerleme Raporu' taslağında ekonomi yönetimine övgü yağdırıldı. Taslakta, mali disiplini elden bırakmayan hükümetin Türkiye'yi küresel krizden hızlıca çıkarmayı başardığı belirtiliyor. Ancak komisyon, hızla artan cari açık ve enflasyon riski sebebiyle temkinli yaklaşımın elden bırakılmaması gerektiğini de düşünüyor.
Avrupa Birliği (AB), Türk ekonomisinin küresel krize karşı yüksek mukavemet gösterdiğini tespit etti. AB Komisyonu'nun yarın açıklanacak 'ilerleme raporu' taslağında ekonominin dünyayı etkileyen küresel malî krizden hızlıca çıktığı ve 2009 ortasından bu yana tekrar yüksek hızda büyümeye devam ettiği belirtiliyor. Ekonominin krizden sonra hızla toparlandığına işaret edilen taslakta, enflasyon ve süratle büyüyen cari işlemler açığı konusunda ise hükümete çeşitli uyarılarda bulunuluyor. Hükümetin, ekonomi yönetimini farklı kurumlar arasında paylaştırmasının bütçe ve orta vadeli ekonomik planlamayı zorlaştırdığına da işaret eden taslakta 'daha iyi planlama, koordinasyon ve iletişimin' ekonomi siyasetine itimadı artıracağına vurgu yapılıyor. AB Komisyonu'nun Türkiye İlerleme Raporu Taslağı'nda ekonomiyle ilgili öne çıkan başlıklar kısaca şöyle:
Makroekonomik istikrar: Kişi başına düşen gayri safi milli hasıla Avrupa Birliği ortalamasının yüzde 46'sına tekabül ediyor. 2009'un ilk yarısındaki büyük daralmanın ardından ekonomik büyüme 2009'un ikinci yarısında başladı ve 2010'da hız kazanarak, 2009'un kayıplarını telafi etti. 2009 yılında işsizlik yüzde 14 olarak gerçekleşti. Krizden çıkışla birlikte 2010'un ortasında işsizlik yüzde 11'e geriledi. Gençler arasındaki işsizlik daha hızlı düşerek yüzde 24'ten yüzde 20'ye indi. Ancak işsizlik kriz öncesine göre hâlâ yüksek seyrediyor. 2009'da enflasyon yüzde 6,3 iken 2009 Kasım ile Nisan ayları arasında yüzde 5,1'den yüzde 10,2'ye yükselip ağustosta yüzde 8,3'e geriledi.
Türkiye'nin son 10 yılda mali disiplini çok kuvvetlendi. 2001'deki mali krizin ardından hükümet 2001'de yüzde 70 olan kamu borcunun gayri-safi milli hasılaya oranını 2008'de yüzde 40'ın altına indirmeyi başardı. 2010'daki bütçe yönetiminin iyileştiği söylenebilir. 2010'un ilk altı ayındaki bütçe gerçekleşme oranı beklenenden çok daha iyi gerçekleşti. Sonuçta bütçe açığı, geçen yılki rakamların yarısına kadar düştü. Ancak 2011'deki seçimler dolayısıyla bu resim değişebilir. Son yıllarda uygulanan iktisadi politikalar etkili olsa da makroekonomik istikrar hâlâ kuvvetli bir çıpaya ihtiyaç duymaktadır.