KTÜ Fındık Çay Uygulama Araştırma Merkezi’nde düzenlenen İşbirliği ve İstişare Toplantısına Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı Sebahattin Arslantürk’ de katıldı. Arslantürk’ün son dönemlerde sıkça dillendirdiği adeta fındığın kabusu olan Kahverengi Kokarca ile mücadelede KTÜ ile işbirliği yapılacak.
KTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr.Asım Örem KTÜ’nün bünyesinde bulunan temel bilimler, mühendislik ve sağlık bilimleri ile bölgesinde, ulusal ve uluslararası düzeyde meydana elen problem ve ihtiyaçlara çözüm veya çözüm önerisi sunan bilimsel çalışmalarla katkı sağlamanın önemli misyonlarından biri olduğunu belirterek, “KTÜ, birçok konuda üst düzeyde bilgi, deneyim ve laboratuvar altyapısına sahip. Buralarda çalışan ekiplerimizden biri Üniversitemiz Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü’nden Prof.Dr.İsmail Demir ve arkadaşlarından oluşmaktadır. Bu işbirliği toplantısı sadece şu an karşılaşılan problemi çözmekle kalmayıp, bundan sonraki biyolojik mücadele aşamalarında devam eden çalışmalara da önemli katkı sağlayacaktır. KTÜ bu konuda sahip olduğu bilgi, deneyim ve üst düzey laboratuvar altyapısıyla ilerleyen zamanda daha farklı şekillerde ortaya çıkabilecek tarım zararlılarına karşı biyolojik mücadelede ilgili zararlıya özgü biyolojik ilaçlar geliştirebilecektir” dedi.
Ülkemiz, bölgemiz ve fındığımızın kurtuluşu projemizin başarısına bağlı..
KTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim üyesi Prof.Dr.İsmail Demir ve ekibi, fındığa musallat olan ve çok büyük zararlar veren Kahverengi Kokarca ile biyolojik mücadelesinde kullanılmak üzere biyolojik ilaç geliştirme yönünde çalışmalar yapıyor.
Demir, dünyada henüz bir biyopreparat (biyolojik ilaç) geliştirilmediğini, kahverengi kokarcanın ortadan kaldırılmasında kullanılmak üzere Doğu Karadeniz Bölgesi’nden elde edilen yerli ve milli mantar türlerinden biyolojik bir ilaç geliştirmeyi planladıklarını ifade ederek şunları söyledi:
”Bunun için ilk olarak elimizdeki mantarları zararlının farklı evreleri üzerinde test edip zararlı üzerindeki öldürücülük derecelerini belirleyeceğiz. Öldürücü etkisi yüksek olandan biyolojik ilaç geliştirip, ilacın alan koşullarında fındık bahçelerinde kokarca üzerinde uygulayacağız. Alan koşullarında da başarısının ortaya konulmasıyla ilacın ticarileştirilmesine yönelik adımları atacağız. Ülkemizin, bölgemizin ve fındığımızın kurtuluşu bu projemizin başarısına bağlıdır. Aksi halde çok büyük bir ekonomik kayıp bizleri beklemektedir. Bu çalışmanın bir örneğini daha önce yalancı kelebek (vampir kelebek) üzerinde gerçekleştirdik ve zararlı üzerinde alan koşullarında son derece etkili, yerli ve milli mantar içerikli iki adet biyolojik ilaç geliştirdik. Bu tecrübemiz, planlamakta olduğumuz çalışmanın da başarıya ulaşacağı konusunda bizi oldukça cesaretlendirmektedir.”
Kahverengi Kokarcanın Zararı:
Ergin ve nimfler fındık meyvelerinde emgi yaparak zararlı olur. Zarar biçimi fındığın değişik gelişme dönemlerine bağlı olarak 4 şekilde ortaya çıkar. Normal iriliğe ulaşıncaya kadar geçen dönemde zarar gören meyveler ‘Sarı Karamuk’, normal iriliğe ulaştıktan iç dolduruncuya kadar geçen dönemde zarar gören meyveler ise ‘Kara Karamuk’ olur.
Meyvelerde iç doldurmaya başladığı dönemde emilmek suretiyle buruşuk ve yer yer çöküntülü olan şekilsiz içler oluşur. Ergin ve nimfler olgunlaşmakta olan meyveler üzerinde beslenerek dış satım yönünden önemli olan lekeli iç zararı oluştururlar. Zararlı böylece hem ürün kaybına hem de ürün kalitesini olumsuz yönde etkileyen emgili iç, şekilsiz iç ve lekeli iç oluşumuna neden olur. Zarar direk olarak fındık üzerinde etki olduğu için gerek bölge ve gerekse ülkemiz açısından ekonomik kaybı oldukça fazladır.