FINDIĞA ADANAN BİR ÖMÜR

53 yıl önce küçücük bir markette baba yanında ticaret hayatına atılan ,1966 yılında kurulan aile şirketiyle birlikte de fındık ticaretine başlayan Akçaabat’ın sevilen simalarından Güngör Turan, Karadeniz İşadamları Derneği (KARGİD)’nin aylık yayın organı  olan Karadeniz Business dergisine konuk oldu. “Duayenlerimiz” köşesine konuk olan Turan’la yapılan röportajı bizde sizinle paylaşmak istedik.

Köşemizin takdim ve tanıtım kısmı için bizlere öz geçmişinizden ve kendinizden kısaca bahseder misiniz?

1938 yılında Akçaabat'ta doğdum. İlk ve ortaokulu Akçaabat'ta, liseyi ise İstanbul Haydarpaşa Lisesi'nde okudum.  1960'ta Yedek subay okuluna başladım. 1961 yılı mayıs sonunda yüksek subaylığımı tamamlayıp terhis oldum. 1966 yılında babam Kemal Turhan ve kardeşim Gürel Turhan ile Kemal Turhan ve oğulları Güngör-Gürsel Turhan kolektif şirketini kurarak iş hayatına atıldım. 1966 yılında evlendim 3 çocuk babasıyım.  2013 yılından itibaren ise Şirketi kapatarak mevcut işlerimi oğlum Serkan Turhan’a Devrederek ticaretten ayrıldım. Şimdi aynı yerde oğlum Serkan Turhan, SETUR AŞ. Olarak ticaret hayatına devam ediyor.

- Öncelikle bizleri yaptığınız işler ve iştigal konularınız hakkında bilgilendirir misiniz?

1961 yılında babamın 40 yıldır işlettiği küçük markette iş hayatına 'Bismillah' dedim. O zamanlar çok yoğun bir çalışma tempomuz vardı. Çok fazla miktarda tereyağı, yumurta, peynir, minzi, mısır, fasulye, kabak çiçeği, deri, fındık gibi ürünleri üreticiden alıp temizleme ve ambalajlama işlemini yaptıktan sonra her hafta yarım ve tam kamyon dolusu ürünü İstanbul'a gönderip bir kısmını da Rize'de tüccar arkadaşlara satıyorduk. O zamanlar çok bereketli zamanlardı. Fındık o zamanlar Akçaabat'ta az yetişiyordu, ana ürün tütündü. O dönemde mısır da çok üretilirdi. Bir salı günü üç kamyon mısır alıp farklı illere gönderdiğimi hatırlıyorum.

-Trabzon fındığının Ülke piyasasında ki önemi nedir? Fındık üreticisi bir müteşebbis olarak geçmişten bu güne Trabzon fındığını değerlendirir misiniz? 

Trabzon fındığının Türkiye ekonomisinde çok büyük bir yeri vardır.  Tarımsal ihraç ürünlerimiz arasında her bakımdan ilk sıraya yazılan bir değer şuan ihracatın ilk sıralarında olması bunun ispatıdır. 700 bin hektarı aşkın fındık alanları, 450 bine yakın üretici, yılda 2 milyar dolara yaklaşan ihracat, genelde 4 milyar dolarlık bir sektör ve on binlerce kişiye de iş. Ne otomotiv, ne de diğerleri, fındık gibi tamamı yerli üretim ve işçilik ile sağlanan dövize dayalı değil.İşte bunun için zaman zaman Üreticilerin Don gibi doğal afetlerden ciddi manada zarar etmesine rağmen net ihracatta Trabzon’u Türkiye lideri yapan tek ürün.

-Türk fındığının dünyaya yeteri kadar tanıtıldığını düşünüyor musunuz? Fındık ihracatının arttırılması için neler yapılabilir?

Türk fındığının dünyaya yeteri kadar tanıtılmadığını düşünüyorum. Tanıtım faaliyetlerinin daha etkili ve sistemli yapılması şuan ki ihracatı kat be kat artıracaktır. Fındığın işlenmiş bir mamul olarak ihracatının yapılması için daha çok tesis kurulmalı sektördeki rekabetin artması ile daha çok üretim ve katma değer oluşturacağı kanısındayım.

-Bölge insanının önemli geçim kaynaklarından biri olan fındık eskisi kadar önem görmüyor?  Sizce bunun nedeni ne olabilir?

Fındık üretimi halen bölgenin önemli bir gelir kaynağıdır. Fakat araziler babadan oğula bölüne bölüne küçük araziler haline dönüşmüştür. Böyle olunca ekonomik getirisi de azalıyor. Fındık üreticilerinin beklentilerini karşılamaktan uzak kalıyor. Başka alternatiflerin olması ve muhakkak gelirinin artması şart. Yeni üretim şekilleri ve araziyi verimli kullanma çalışmaları ile daha çok üretimin önü açılırsa bu sorunların ortadan kalkacağı inancındayım

-Devletin vermiş olduğu destek ve teşvikleri yeterli buluyor musunuz? Bu konuda sizin beklentileriniz neler?

Devletimizin her alanda olduğu gibi fındık alanında olan desteklerinden de genel manada memnunum ancak yeterli bulmadığımı üzülerek söylemek istiyorum. Bu teşviklerde arazi alanlarımızın büyüklüğü de dikkate alınırsa, üreticilerin daha çok memnun kalacağını düşünüyorum.

-Fındık sektörüne yıllarını vermiş duayen bir işadamı olarak genç üreticilere ve genç işadamlarına tavsiye ve önerileriniz nelerdir? Ticarette başarılı olabilmek için ne yapmak gerekir?

Ticarette başarılı olabilmek için, önce insana saygılı olmalıyız kendi hoşumuza gitmeyen davranışı başkalarına yapmamalıyız. Ticaret yapacağımız insanları iyi seçmeli. Doğru ve dürüst insanlarla muhatap olmaya ve ticaret yapmaya gayret etmeliyiz. Eskiden ticarette söz yeterdi daha sonraları senet sözün yerini aldı daha sonra ise çekler şimdi nakit paraya dahi şüpheli bakıyorsun. Doğru insanlar ile çalışırsan belki çok iş yapamazsın ama kazancın bereketli rızkın bol olur kimseyle de mahkemelerde uğraşmazsın.

Üretim noktasında genç girişimcilere en büyük tavsiyem yapılan üretimlerin daha kaliteli olması için zamanın getirdiği zirai şartları ve teknolojiyi çok iyi kullanmalarıdır. Bu konuda ziraatçı arkadaşlarımın daha çok işbirliği içerisinde hareket etmelerinin daha faydalı olacağını düşünüyorum. Ayrıca dünyada aranan ve bizde de yetişebilen alternatif ürünler ile sektörün daha da canlanacağı kanısındayım

Her gün daha çok çalışmalıyız. Dünyaya yetişebilmek için her günümüz önceki günümüzden daha iyi olmalı.