“ÇİN PAZARINI İHMAL ETMEYİN.RİSKE GİRİN!...

“ÇİN PAZARINI İHMAL ETMEYİN.RİSKE GİRİN!...


05 Mayıs 2010 Çarşamba 00:00
[Yazdır]

“Her Çinliye bir fındık yedirsek, Türkiye’nin fındık sorunu kalmaz” denildiği için mi, yoksa “Yakında ekonomide dünyanın bir numarası olacak” iddiasını yerinde görmek için mi?Ya da,  Türk saldırılarından korunmak asırlar önce inşa edilen Seddi görmek için mi?Trabzon Ticaret Borsası Meclis Başkanı, fındık ihracatçısı Mehmet Cirav, “Hepsi ve daha fazlası için” diyerek Çin ziyaretinin nedenlerini anlatıyor.


“Bize Her Yer Trabzon” afişini Çin Seddi’nde bile açan Trabzon heyetinde yer alan Mehmet Cirav, Hong Kong’dan Çin’e kadar olan bir haftalık gezisinin izlenimlerini özetle şöyle aktarıyor:


-Tabidir ki, fındıkla özdeşleştiğimiz için “Çin ve Fındık” konusunda söz etmemizi herkes bekliyor. Türkiye Çin’e fındık satıyor. Ama az.. O da kabuklu.. Çinliler fındığı çikolata sanayinde henüz kullanmıyorlar.. Kabuklu olarak tüketiyorlar.. Ancak satın alımda fiyatı ilk planda tutuyorlar. Bu durumda da bizim fındığımız onlara pahalı geldiği için genellikle Amerikan fındığını tercih ediyorlar.. Biz daha fazla satamaz mıyız? Dediğim gibi epey fiyatla ilgili, biraz da tanıtımla..


-Şimdilerde Çin yönetiminde olan Hong Kong’da 90 yıllık hakimiyet nedeniyle halâ İngiliz izlere çoğunlukta.. Burası dünyanın en büyük serbest bölgesi, özellikle de Çin için.. Metre karesine en fazla insanın düştüğü, büyük havalimanı ve limanlara sahip Hong Kong dünyanın dev şirketlerinin ticarette vuruşma arenası gibi.. Türkler yeni yeni pazarda var olmaya çalışıyorlar..


-Çin’i nüfusu kalabalık, ucuz mallar üreten ve fakir bir ülke olarak algılıyoruz. Oysa hiç de öyle değil.. Giderek yükselen muazzam bir gelişmişlik. Alt yapısı çok iyi. Her keseye, her kalite cinsinden her türlü üretim yapılıyor. Bunun ucuzu da var pahalısı da.. Dünyanın dört bir yanına ihraç ediliyor, Amerika’ya bile.. Tüm göstergeler geleceğin Çin ekonomisinde olduğunu gösteriyor.. Tabiî ki en büyük avantajı nüfusu ve buna dayalı ucuz işgücü..


-Özellikle ve öncelikli çok çalışıyorlar, hem de disiplinli bir şekilde.. Nüfus nedeniyle ücretler düşük.. Bu da üretim maliyetleri düşürdüğü için dünya pazarlarında rekabet şansını arttırmakla kalmıyor, adeta ele geçiriyor. Diğer ülkelerin bu şartlarda Çin ile rekabet edebilmeleri gerçekten zor, hatta imkansız gibi..


-Çin artık çok uzak değil.. Eskiden ifade edilen “Dünyanın bir ucunda” ifadesi havayolu taşımacılığı ile ortadan kalkmış durumda.. Bunun için ülkemizde ticaret yaparak iş sahibi olmak, kazanmak isteyen özellikle gençlerimize, “Çin pazarını ihmal etmeyin. Riske girin..'' Herkesin yapabileceği bir şeylerin bulunduğu bir yer Çin…


-Türkiye olan ulaşım bağlantılarının haftada 7 güne çıkan uçak seferleri ile artmış olması başlı başına bir avantaj.. 3 eyalete her gün uçak seferi var. Uçakların dolu gidip, dolu döndüğünü söylersek, bu coğrafyada ticaret adına bir değil çok şeylerin olduğunu daha iyi anlarız..


-Halkın sosyal yaşantısı ve davranış biçimleri de Çinlileri tanımak için büyük bir avantaj.. Çinliler sakin
görünümlü, uysal davranışlı kişiler.. Cadde ve sokaklarda gürültü patırtı yapan insanlar değil..
Halkın giderek zenginleşmesi, bugün için yüzde 15 civarlarında olan alım gücü yüksek olanların oranını da giderek arttırıyor. Geleneklerine oldukça bağlı insanlar oldukları için, insan ilişkilerinde geleceğe yönelik hesap kitapları da yapabilmede avantaj sağlıyorlar..


-Çin’de hala eski rejimin hegomonyası var dense yeridir. Sadece ekonomide sürekli yükselen bir oranda serbestlik var.. Üretimde kullanılan ham maddede büyük alımları devlet yapıyor. Sanayiciye satıyor. Parasının değerini düşük tutarak işgücüyle elde ettiği rekabet şansını adeta katlıyor. İhracatçılara döviz değişiminde daha avantajlar sağlıyorlar.


-Türkiye’nin her bakımdan Çin ve bu pazarı çok iyi takip etmesi gerekiyor. Hatta bir çok sektörde üretim planlamamızı bu ülkeyi iyi tahlil ve tahmin ederek yapmaktan başka çaremiz yok.. Aksi takdirde tahmin etmediğimiz olumsuzluklarla karşı karşıya kalabiliriz.


-Bu ülke için Çin Seddi çok şey demek.. Bacasız sanayi dediğimiz turizm hareketinde Çin Seddi çok önemli bir yer tutuyor. Ziyaret için para alınıyor.. Çin Seddi’ni ziyarete gidenler oralarda para harcıyorlar..


-Bizde güncel olan bir noktaya Çin üzerinden dikkat çekmek isterim. Çin de televizyon kanallarında bizdeki gibi, özellikle dizilerdeki gibi toplumun sosyal yapısını bozabilecek, gayri ahlaki davranışların sergilendiği görüntüler hiç yok.. Bundan dolayı toplum yapıları oldukça güçlü, geleneklerini de yaşatmasını biliyorlar.