TRABZON TİCARET BORSASI BASIN İLE BULUŞTU

TRABZON TİCARET BORSASI BASIN İLE BULUŞTU

Meclis Başkanı Cirav, “İyi giden fındık politikasında üreticinin desteklenmesi ürün bazlı hale getirilmeli.” Yönetim Kurulu Başkanı Köleoğlu; “Sorunların çözümünde basının, özellikle de Trabzon’da görev yapanların çok ama çok büyük katkısını gördük.”
 

Trabzon Ticaret Borsası yöneticileri, Trabzon’daki basın kuruluşlarının temsilcileri ve çalışanlarıyla bir araya gelerek geçmişin değerlendirmesini yapıp, gelecekle ilgili projeleri anlattılar.

Meclis Başkanı Mehmet Cirav, Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu ile Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ergun Ata’nın yanı sıra borsa meclis üyelerinin de katıldığı buluşma Zorlu Grand Hotel’de yapıldı.

Toplantının açılışında konuşan Mehmet Cirav, Fransa Senatosu’nun sözde Ermeni Soykırımı ile ilgili olarak aldığı karara tepki göstererek, “millet olarak bu tür haksız saldırılara karşı birlikteliğimizi ve kararlılığımızı en üst düzeyde göstermeliyiz” dedi.

Mehmet Cirav, Trabzon Ticaret Borsası’nın ülkemizin en önemli gelir ve döviz kaynaklarından fındık başta olmak üzere iştigal alanına giren ürünlerde sağlıklı politikaların izlenmesi için etkili çalışmalar yaptığına dikkat çekerek şunları söyledi: “Bugün Türkiye’ye yılda ortalama 1.5 milyar dolar döviz kazandıran fındıkta, bugün serbest piyasa ekonomisi şartlarında ticaret başarıyla yapılıyor ise bunda borsamız payı büyüktür. Çünkü, biz üreticiden tüketiciye kadar sektörü bir bütün olarak kabul edip hareket ettik. Kimseyi ayırmadık, dışlamadık. Temennimiz fındık piyasasının bundan sonra böyle, hatta daha iyi şartlarda devam etmesidir. Bunlardan biri de, 3 yıldır üreticinin alan bazlı desteklenmesidir. Bu destekleme bu yıl sona eriyor. Devam etmelidir. Ama destekleme verim ve kaliteyi arttırmak için ürün bazlı hale getirilmelidir.”

Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu’da 1926’da ülkemizin 14’üncü borsası olarak kurulan TTB’nin çalışmaları hakkında bilgi vererek şunları söyledi: “Trabzon Ticaret Borsası başta fındık olmak üzere, çay, çeşitli gıda maddeleri, hububat ve mamulleri, hayvancılık, süt ve mamulleri gibi konularla iştigal etmektedir. Bu nedenle, borsa olarak biz “Herkes kendi işini yapsın” mantığı ile önceliği iştigal alanımıza giren konulara vererek çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ancak, kalkınma hareketinin bir bütün olduğu bilinciyle, ilimiz, bölgemiz ve ülkemizin sorunlarına karşı duyarlılığımızı da göstererek, bu konularda özellikle ilgili ve yetkili olanlarla işbirliği içine girmeyi tercih ediyoruz. Trabzon tarihten gelen bir ticaret şehridir. Tarihi İpek Yolu Güzergahı üzerinde bulunmaktadır. Bu nedenle ticarete büyük önem veriyoruz.

Trabzon dış ticarette gerçekten kazandırıyor
Türkiye, Dünya’daki en büyük fındık üreticisi ve ihracatçısıdır. Trabzon’un da bu üretim ve ihracatta payı vardır. Üretimdeki yıllık ortalama rakamlara baktığımız zaman Trabzon fındığın yaklaşık yüzde 10’unu üretmektedir. Ancak başta ihracat olmak üzere ticarete baktığımızda Trabzon’un payının yıllara göre yüzde 30 ile yüzde 40 arasında değiştiğini görmekteyiz.

Bu her bakımdan çok ama çok önemlidir. Geçtiğimiz günlerde yaptığımız bir değerlendirmeyi sizlerle paylaşmıştık. TOBB Başkanı Sayın Hisarcıklıoğlu’nun da ifade ettiği bir gerçek var. O da, Trabzon’un dış ticarette net kazanç anlamında ülkemize en çok döviz kazandıran il olmasıdır. Yani Trabzon’un ihracatı ithalatından çok ama çok fazladır. İhraç ettiği ürünlerde neredeyse sıfıra yakın ithal girdisi bulunmaktadır. Geçtiğimiz yıl 1 milyar doların üzerindeki bu net kazanç belki çok az gibi gözükebilir. Ancak, Türkiye’nin gerçek anlamda zenginleşmesinin ihracatın ithalattan fazla olmasıyla mümkün olabileceğini hatırlamamız lazımdır. Trabzon’a bu ayrıcalığı tanıyan ürünlerin başında fındık gelmektedir. Fındık gerçek anlamda döviz kazandıran bir üründür. Bunu da yaş sebze ve meyve izlemektedir.

Borsa olarak bizim fındıkla çok meşgul olmamız işte bu nedendir. Zaten fındıkta bugün yani 3 yıldan beri en sağlıklısı diyebileceğimiz üreticinin devlet tarafından da desteklendiği serbest piyasa şartları uygulanıyorsa, biliniz ki bunda en büyük pay Trabzon Ticaret Borsası’nındır.

Borsamız, fındık sektöründe yer alan tüm kuruluşları hiçbir ayrıma tabii tutmaksızın sorunların çözümünün parçaları kabul ederek hareket etmiştir. Fiskobirlik’den ihracatçılara, tüketiciden tüccarlara kadar her kesimle bir araya gelerek sorunları tespit edip çözüm yollarını ürettik.

Projelerimiz
Şüphesiz, sorunların çözümünde basının, özellikle de Trabzon’da görev yapanların çok ama çok büyük katkısını gördük. Çalışmalarımızı projeli olarak yürüttük.
Kaliteli Fındık Projesi,
Fındık Tanıtım Projesi,
Fındıklı Ekmek Projesi,
Trabzonspor’un Resmi Yiyeceği Finduk Projesi
Fındıkta Lisanslı Depoculuk ve Ürün Borsacılığı Projesi bunların başlıcalarını teşkil ettiler.
Fındık konusunda bir noktaya daha işaret ederek tamamlamak istiyorum.
Bugünkü sistemin güçlenmesi, üreticinin yüksek rekolte yıllarında mağdur olmaması için lisanslı depoculuk ile ürün borsacılığı sistemi mutlaka hayata geçirilmelidir. Aslında bugün uygulanmak istenen sistem, bilirmisiniz ki, biraz sonra fotoğraflarını da göreceğiniz gibi Trabzon Ticaret Borsası’nda uygulanmıştır. Şimdi hemen hemen buna benzer sistemi uygulamaya koymak için çaba sarf ediyoruz.

Çay ve diğer ekonomik kaynaklar
Fındık ile birlikte çay da ilimiz ve bölgemizin önemli geçim kaynakları arasındadır. Bu konuda da Rize Ticaret Borsası ile işbirliği yaparak hareket ediyoruz. Ama, özellikle Sayın Rahmi Üstün’ün başkanlığını yaptığı Çay Sanayicisi İşadamları Derneği’ni de hareket geçirerek, çay sektöründe çok önemli konuları gündeme taşıyoruz. Bugün sektörün en büyük sorunu olan ve yıllık 50 bin tonu aşan, 200 milyon doların üzerinde devlete vergi kaybı yaratan kaçak çay konuşuluyor ise, bunu borsamız ile ÇAYSİAD gerçekleştirmiştir.

Yeri gelmiş iken, bu konuda, çayda KDV’nin yüzde 1’e düşürülmesi, kaçak çay girişinin mutlaka önlenmesi ve 1985’de çıkarılan tek sayfalık bir kanunla idare edilen çayın, doğru dürüst bir kanuna kavuşması gerektiğini de hatırlatmak isterim.

Trabzon’un Trabzonspor gibi bir markası var. Ama bunun yanına koyabileceği yöresel özelliği olan Vakfıkebir Ekmeği, Tereyağı, Trabzon Hurması, organik peynirlerinin de olduğunu unutmamamız, unutturmamız gerekir. Biz bu konularda da çalışmalar yapıyoruz. 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizde su ürünleri üretim ve tüketiminin az olması gerçeğinden hareketle “Önce gençlerin sonra balıkların kültürü artsın” başlığı altında proje uyguladık. Konuya ilgi duyan yüksek okul mezunu 40 genç girişimciyi sektöre kazandırdık. Buna bağlı olarak İş-Kur ile genç girişimciler yetiştirmek üzere kurslar açtık. Son olarak da engelliler ile ilgili üyelerimize yönelik bilinçlendirme projesini uyguluyoruz.”

Toplantıda daha sonra Genel Sekreter Şükrü Erüz, slaytlar eşliğinde 1926’dan Günümüze Borsa konulu bir sunum yaptı.