Devlet Planlama Teşkilatı (DPT), Kalkınma Ajansları ve KOSGEB arasında KOBİ'lerin geliştirilmesine yönelik işbirliği protokolü imzalandı. Protokol ile bölgesel kalkınmaya ve KOBİ’lerin rekabet güçlerini geliştirmeye yönelik çalışmaların daha hızlı ve etkin bir şekilde verilmesi amaçlanıyor.
KOSGEB, DPT ve Kalkınma Ajansları, KOBİ’ler için işbirliği yapacak…
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün:
“Bu protokolle bölgesel kalkınmaya ve KOBİ’lerin rekabet güçlerini arttırmaya yönelik çalışmalar daha hızlı ve etkin yapılacaktır”
“Kalkınma Ajansları ve KOSGEB, ortak fon oluşturabilecek ve karşılıklı kaynak transferi yapabilecek”
“Desteklerde mükerrerliği önleyecek tedbirler alınacak”
“Bugünkü terör tamamen taşeronlaşmış bir terördür''
“İsrail’in tutumu taşınabilir bir psikoloji değildir”
“Türkiye’nin İsrail halkıyla, Yahudilik inancıyla sorunu yok, Türkiye sağduyulu yaklaşımıyla bu tutumunu açıkça ortaya koymaktadır”
Ergün, ''İsrail'in bu tutumu taşınabilir bir psikoloji değildir. Dünya da bunu bu vesile ile görmüştür. Dünya kamuoyunun ve İsrail'in de destek vereceği bağımsız bir Filistin devleti ortaya çıkmadan, bu meseleleri sağlıklı bir çözüme kavuşturmanın zor olduğu bir kez daha görülmüştür'' diye konuştu.
Türkiye'nin İsrail halkıyla, Yahudilik inancıyla sorunu bulunmayan bir ülke olduğunu belirten Ergün, Türkiye'nin sağduyulu yaklaşımıyla bu tutumunu açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, DPT, KOSGEB ve Kalkınma ajansları arasında yapılan işbirliği protokolü ile bölgesel kalkınmaya ve KOBİ'lerin rekabet güçlerini artırmaya yönelik çalışmaların daha hızlı etkin ve verimli yapılacağını bildirdi.
Sanayi Bakanı Ergün, Başbakanlık Yeni Binada imzalanan KOSGEB-Kalkınma Ajansları ve DPT arasında işbirliği protokolü öncesinde yaptığı konuşmada, protokolü, KOSGEB ve Kalkınma ajanslarının birlikte hareket etmeleri ve reel sektörün ortaya çıkacak sinerjiden faydalanması için hazırladıklarını söyledi.
Ekonomik ve sosyal gelişmenin temel unsuru olarak kabul edilen KOBİ'lerin, sanayileşmenin, sağlıklı bir sosyal yapının, gelir dağılımındaki adaletin, üretim ve ticaretteki dinamizmin sürükleyiciliğini üstlendiklerini belirten Ergün, tüm ülkeye yayılan yapılarıyla KOBİ'lerin ülke için hayati önem taşıyan bölgesel kalkınmanın da temel dinamiklerinden olduğunu ifade etti.
KOBİ'lerin desteklenmesi ve bu desteklerle KOBİ'lerin üretim kalitelerini, kapasitelerini, pazar paylarını, ihracattaki ve katma değerdeki katkılarını artırmalarının, öncelikli hedefler arasında olduğunu vurgulayan Ergün, 2023 yılında 500 milyar dolarlık ihracat ile dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olma hedefini hayata geçirmenin, küresel rekabet gücü olan KOBİ'lerin ve güçlü bir reel sektörün varlığı ile mümkün olacağını bildirdi.
Başarılı KOBİ'lerin belli birkaç şehirden toplanmasından ziyade, başarının ülke geneline yayılmasının önemli olduğuna dikkati çeken Ergün, bu hedeflere ulaşmak için, kamu birimlerinin uyum içinde ve birbirini destekleyici bir nitelikte çalışmaları gerektiğini söyledi.
KOBİ'lere ve KOSGEB'e dönük bugüne kadar yapılan destek çalışmaları hakkında bilgi veren Ergün, destek miktarlarını artırırken, desteklerin içerik, erişim ve niteliğini de çağın gereklerine uygun olarak revize ettiklerini ifade etti.Destek talebinde bulunan KOBİ sayısının artması, hızla değişen iş hayatının yeni ihtiyaçlar doğurması, mevcut desteklerin bazı noktalarda yetersiz kalması sebebiyle, yeni ve kapsamlı bir destek programı hazırladıklarını anlatan Ergün, bundan sonra, ''KOBİ Proje Destek Programı, Ar-Ge, İnovasyon ve Endüstriyel Uygulama Destek Programı, Tematik Proje Destek Programı,İşbirliği-Güçbirliği Destek Programı, Girişimcilik Destek Programı ve Genel Destek Programı'' olmak üzere 6 başlık altında, yepyeni destekler sağlayacaklarını hatırlattı.
Söz konusu destek programlarının uygulanması ve yeni destek programlarının hazırlanması için Kalkınma Ajansları ile KOSGEB'in işbirliği içerisinde çalışarak sinerji oluşturmalarının çok önemli olduğunu vurgulayan Ergün, sahaya inerek destek uygulamalarında bulunan bu iki kurumun çalışmalarının birbirini tamamlaması gerektiğini söyledi.Bu nedenle, Kalkınma Ajansları ile KOSGEB'in birlikte çalışmalarının, ortak fon oluşturmaları ve desteklerinde mükerrerliği önleyecek tedbirler almalarının, hükümet açısından son derece önemli olduğunu vurgulayan Ergün, ''zira kullandığımız her kaynağın, bu milletin kaynağı olduğunu unutmuyor, her bir kuruşu doğru alanlara ayırmanın hesabını yapıyoruz'' dedi.
İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ NELER GETİRİYOR?
Bu protokolle birlikte, bölgesel kalkınmaya ve KOBİ'lerin rekabet güçlerini artırmaya yönelik çalışmaları daha hızlı, etkin ve verimli bir şekilde yapılacağını bildiren Ergün, KOSGEB ve Kalkınma Ajanslarının yeni destek programları çalışmalarında, etkin bilgi paylaşımında bulunmalarını sağlayacaklarını ifade etti.
Bakan Ergün, devamla şunları kaydetti:
''Verilecek desteklerin değerlendirme sürecinde, KOBİ'lerin durum tespitlerinin sağlıklı yapılması amacıyla veri tabanlarımızı paylaşacağız. Proje ve programlar hakkında, ortak tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştireceğiz. Destek programları hakkında ortak etki analizi çalışmaları yapacak, revizyon yapılması gereken noktaları daha iyi analiz edeceğiz. Örneğin kredi garanti ve risk sermayesi uygulamalarını da içerebilecek muhtelif KOBİ finansman modelleri geliştirebileceğiz.
Kalkınma ajansları ve KOSGEB arasında ortak fon oluşturabilecek ve karşılıklı kaynak transferi yapabileceğiz. Fonların ortak kullanımı kapsamında; geçmişte olduğu gibi KOBİ’lerimizin zor günlerde finansmana kolay erişimini sağlayacak Kredi Faiz Destek programlarını uygulamaya koyacağız. Bu programlarda kurumların ortak fon kullanma imkanlarını değerlendirecek, KOSGEB'in bu alandaki tecrübelerinden yararlanacağız.''
KOBİ'lerin rekabet güçlerini artırmak amacıyla; özellikle eğitim ve danışmanlık, AR-GE, işbirliği ve girişimcilik alanlarında ortak projeler yürüteceklerini bildiren Ergün, daha önce KOSGEB tarafından başarılı bir şekilde uygulanan ve yeni kurulan işletmelerin ''kuluçka'' mantığıyla desteklenerek başarı şansını artırmayı hedefleyen İŞGEM'lerin, yeni dönemde KOSGEB, DPT ve Kalkınma Ajansları işbirliği ile kurulmalarını da sağlayacaklarını ifade etti.
Bölgesel kalkınma stratejilerine de hizmet edecek şekilde bölgesel rekabet avantajı bulunan sektörlerin desteklenmesine yönelik ortak projeler geliştireceklerini belirten Ergün, protokol kapsamında, bir Yönlendirme Komitesi kurarak gerçekleşen faaliyetleri düzenli bir şekilde planlayacaklarını ve izleyeceklerini söyledi.
Diğer illerde uygulanacak Cazibe Merkezleri programlarında da KOSGEB, Kalkınma Ajansları ve DPT, işbirliği içerisinde çalışacağını ve ortak projeleri yeni hedef kitleye göre planlayarak yürüteceklerini ifade eden Ergün, ''Cazibe Merkezleri Programı ile bölgenin ekonomik ve sosyal yapısına uygun sektör ve projeleri destekliyoruz. Örneğin, kültür turizmi, sağlık turizmi ve lojistik işletmelerinin de yeni cazibe merkezleri kapsamında desteklenmesi mümkün olabilecektir'' diye konuştu.
‘TERÖR VAR DİYE DEMOKRATİK VE EKONOMİK ADIMLAR VAZGEÇİLMEZ’
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, törenin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yapılan kalkınma projelerinin bölgedeki terörün sonlanmasına katkıda bulunup bulunmayacağına yönelik soru üzerine Sanayi Bakanı Ergün, terör konusunda hem bölgesel, hem de dünya genelindeki olayları bir bütün içinde almakta fayda olduğunu belirterek, ''Terör var diye demokratik adımlardan vazgeçilmez, terör var diye ekonomik adımlardan, uluslararası ilişkilerden vazgeçilmez'' dedi.
Terör örgütünün ne amaçla terör yaptığının da iyi tespit edilmesi gerektiğine işaret eden Ergün, bugünkü terörün amaçlarından bir tanesinin de devleti, hükümetleri attığı doğru adımlardan vazgeçirebilmek, toplumda bir panik havası yaratmak ve toplumun sağduyusunu kaybetmesini sağlamak olduğunu kaydetti.
‘BUGÜNKÜ TERÖR, TAMAMEN TAŞERONLAŞMIŞ BİR TERÖRDÜR’
''Bugünkü terör tamamen taşeronlaşmış bir terördür'' diyen Ergün, şunları kaydetti:
''Türkiye ekonomisiyle, demokrasisiyle, uluslararası ilişkileriyle, AB müzakere sürecinde aldığı mesafelerle terör örgütlerinin (Biz şu sosyal, şu siyasal amaçlarla demokrasi içerisinde bir çare olmadığı için teröre başvurduk) deme boyutunu çoktan kaybetmiştir. Bunların hiçbiri mazeret değildir. Artık taşeronlaşmış bir terörle karşı karşıya olduğumuz da görmemiz ve atacağımız ekonomik adımlardan, uluslararası ilişkiler konusundaki siyasi adımlardan ve Türkiye'nin demokratikleşmesiyle ilgili adımlardan asla vazgeçmeden, bunun topyekun bir mesele olduğunu görmemiz lazım.''
‘İSRAİL’İN TUTUMU BELİRLEYİCİ OLACAK’
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere yaptığı saldırıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Sanayi Bakanı, son saldırı ile İsrail'in Filistin topraklarında bugüne kadar nasıl bir politika uyguladığını, nasıl bir psikoloji ile hareket ettiğini bütün dünya kamuoyu tarafından görüldüğünü söyledi.
Ergün, ''İsrail'in bu tutumu taşınabilir bir psikoloji değildir. Dünya da bunu bu vesile ile görmüştür. Dünya kamuoyunun ve İsrail'in de destek vereceği bağımsız bir Filistin devleti ortaya çıkmadan, bu meseleleri sağlıklı bir çözüme kavuşturmanın zor olduğu bir kez daha görülmüştür'' diye konuştu.
Türkiye'nin İsrail halkıyla, Yahudilik inancıyla sorunu bulunmayan bir ülke olduğunu belirten Ergün, Türkiye'nin sağduyulu yaklaşımıyla bu tutumunu açıkça ortaya koyduğunu bildirdi.
Son saldırın ardından İsrail hükümetiyle hükümetler düzeyinde olan bir takım ticari ve askeri anlaşmaların askıya alındığını kaydeden Nihat Ergün, bu konuların bundan sonra İsrail'in tutumuna bağlı olarak ele alınacak konular olduğunu söyledi.