05-08 Ekim 2013 tarihleri arasında Trabzon Ticaret Borsası organizasyonunda gerçekleştirilen II.Çiftçi Eğitimi düzenlenmiş olup, proje kapsamında bir araya gelen taraflarca  sonuç bildirgesi hazırlanarak aşağıdaki şekliyle açıklandı. 

Doğu Karadeniz bölgesinde özellikle çay, fındık ve sebze tarımında bilinçsiz ve aşırı kimyasal gübre ve ilaç kullanımı, insanların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkını ellerinden almaktadır.

Tarımda kullanılan bu kimyasallar bölgenin olumsuz topoğrafyasının da katkısıyla, bölgede mevcut çok sayıdaki dereler vasıtasıyla denizlere taşınmakta, deniz ve denizde yaşayan balıklar üzerinde de çok olumsuz etkilere sebep olabilmektedir. Nitekim yıllara bağlı olarak azalan balık nesli bu kirliliğin ve aşırı avlanmanın bir sonucudur.

Bölgede dik eğimli çay ve fındık bahçelerine uygulanan özellikle azotlu kimyasal gübreler, mevcut sert toprağa nüfus etmeden dereler vasıtasıyla Karadeniz’e taşınmakta ve taşındığı çevre ile birlikte Karadeniz de ciddi nitrat kirlenmesine yol açmaktadır. Tüm gelişmelerin toplum sağlığı aleyhine gerçekleştiği bu süreçte, sağlık hakkının temel koruyucusu olması gereken sorumlu kurum ve kuruluşların, tarımdaki özellikle yanlış kimyasal gübre uygulamalarının sağlık ve çevre etkilerini ayrıntılı ve sürekli olarak izlemesi, denetlemesi ve gerektiğinde müdahale etmesi beklenmektedir.

Yine bölgedeki ilgili kuruluşların görevi, Çernobil faciası yaşamış bölgede insan sağlığının korunması ve geliştirilmesine hassasiyet göstermesidir. Bu bağlamda toplumun sağlığını riske atan sorunlar gözlendiğinde, sürecin daha kötüye gitmemesi için bilginin olabildiğince çabuk, risk altındaki toplum ve ilgili kurumlarla paylaşılması gerekir.

Karadeniz’ de toprağın ve denizin (suyun) bilinçsiz ve aşırı kimyasal gübre uygulamaları nedeniyle kirlendiği aşikardır. Bu konuda kirliliği daha objektif gösteren kanıtlara da ihtiyaç vardır. Bu bağlamda kirlilik etmenlerinin insan vücudunda ne düzeyde biriktiğini ve ne gibi sağlık sorunlarına yol açtığını araştıran, elde ettiği bulguları örtbas etmek yerine toplumla, yani bu sorunun asıl muhatapları ile paylaşan bilim insanlarının çalışmalarına şiddetle ihtiyaç duyulmaktadır. Bölgedeki çevre kirliliğinin doğa ve insan üzerindeki tehlikeli etkilerinin mutlaka araştırılması gerekmektedir.

Doğu Karadeniz için, gecikmiş olunmasına rağmen aşağıdaki önlemlerin ivedilikle alınması gerekmektedir:

1-Kimyasal gübre ve ilaçsız tarımın olmayacağının farkındayız. Ancak aşırı ve gereksiz kimyasal gübre ve ilaç kullanımının çevreye ve insan sağlığına olan olumsuz etkileri bölge halkına etkin yayım araçlarıyla  anlatılmalı, bölgedeki çiftçiler sıkı bir eğitim süzgecinden geçirilmelidir.

2-Aşırı ve bilinçsiz gübre kullanımı konusunda tarım kuruluşları üzerlerine düşen görevleri yapmalı ve bu konuda çiftçi ile daha yakın dirsek teması sağlayan genç TARGEL elemanları bu konuda seferberlik başlatmalı.

3-Sivil Toplum Kuruluşları da bu konuda gerekli hassasiyeti göstererek konunun önemine dikkat çekmeli, yöresel aktörlerle birlikte hareket etmelidir.

4-Bilim insanları, içinde yaşadıkları topluma karşı sorumludurlar, kamu yararına çalışırlar, çalışmalıdırlar. Bu sorumluluğun başında da araştırma sonuçlarının toplumla paylaşılması gelmektedir. Bilim insanları da  kirlilik konusunda bölgede detaylı araştırmalar başlatmalıdır.

5-Sonuçta toplum sağlığının, ulusal ve küresel sermayenin kazançlarından daha önemli olduğu ilkesinin tüm taraflarca benimsenmesini istiyoruz.