Türkiye’nin dünyada söz sahibi olduğu fındık gibi bir üründe ürettiği politikalar ve ortaya koyduğu tercihlerle yönlendirici olan TTB’nin Yönetim Kurulu Başkanı Şükrü Güngör Köleoğlu, kuruluşta 85 yılın geride kalmasına çok az bir süre kala bazı değerlendirmelerde bulundu.
Yönetim Kurulu Başkanı Köleoğlu; “Borsamızın yaklaşık 300 faal üyesi bulunuyor. Bunların büyük kısmını fındık ticareti yapanlar oluşturuyor. Ardından çay sanayici ve ticaretçileri, dış ticaretçiler, et ve süt mamulleri ile hububatçılar geliyor. Borsamız bu üyelerimizin alım-satım yaptıkları ürünleri tescil ediyor. Bu tabiî ki devletin verdiği bir sorumluluk. Ama, asıl çaba gösterdiğimiz konu, bu ürünlerle ilgili sektörlerdeki sorunlar ve çözüm yolları üzerine politikalar oluşturup kamuoyu ile paylaşmak. Yani geleceğe yönelik projelere öncülük etmek” diyerek temeldeki hedefleri açıklıyor.
Fındıkta söz sahibiyiz
Söz sırası projelere gelince Başkan Köleoğlu, özellikle son 15 yılda yapılanlara dikkat çekiyor. TTB’nin Türkiye fındık ihracatının yıllara göre yüzde 30’u ile 40’ı arasındaki kısmı gerçekleştiren firmaları bünyesinde barındırdığını hatırlatıp şöyle devam ediyor:“Fındıkta Kaliteli Üretim Projesi, Fındık Tanıtım Projesi, Fındıklı Ekmek Projesi, Fındıkta Lisanslı Depoculuk Sistemi gibi büyük ölçekli çalışmalarımıza, bu konularda panel, toplantı ve konferansları ekleyebilirsiniz. Türkiye fındık tüketim ve ihracatını arttırmak için bu alandaki her taşın altına elimizi koyduk. Bugün Türkiye’de fındıkta yıllardan beri istenen, ancak 2009’dan itibaren ancak uygulamaya konulan yeni strateji var ise, bunun baş mimarı borsamızdır. Bunu özellikle kaçak çayın Türk çayı üzerindeki olumsuz etkilerini kamuoyuna taşımak için yaptıklarımızı da ekleyebilirsiniz. Biz Trabzon’un ve bölgenin kalkınması için nerede bir hareket varsa orada daima olduk ve olmaya da devam edeceğiz.Küçük ölçekli esnaf üyelerimiz için kendi kaynaklarımızı da seferber ederek, Halk Bankası ile ortaklaşa krediler kullandırdık. Fındık sektöründe bugün büyük ihtiyaç duyulan lisanslı depoculuğu kurumsal ortaklıklar şekliyle hayata geçirebilmek için tüm yöntemleri tespit edip, uygulayıcılara sunduk.”
Türkiye’nin dört bir yanındayız
Kalkınma hareketini bir bütün olarak ele alıp, çalışmaları ona göre dizayn ettiklerini, en öncelikle alanlarından birinin de turizm olduğunu vurgulayan Şükrü Güngör Köleoğlu, “Trabzon’un güzelliklerini fotoğraflarla tüm Türkiye’ye yaydık. Türkiye’nin birçok havaalanında borsamız logolu Trabzon’un yaylalarını, patlıcan incirini, hurmasını, fındığını, çayını gösteren fotoğfları köşelerde görürsünüz. Sadece buralarda değil, heryerde binin üzerinde böyle fotoğrafların yer almasını ve ilimizin tanınmasını sağladık” diyor.
Ardından da, yerel yönetimlerle ilgili soruyu; “Biz tıpkı Trabzonspor taraftarının o muhteşem sloganı gibi, yani “Bize Her Yer Trabzon” gibi, söz konusu Trabzon olduğunda, ne kişinin, ne de yöneticinin partisine falan bakmayız. Biz Trabzon’u baz alırız. Türkiye’nin ve özellikle de Trabzon’un kalkınmasında nerede bir hareket varsa biz orada oluruz” şeklinde cevaplandırdı.
Türkiye’nin geleceğinden endişemiz yok..
Trabzon, Karadeniz ve Türkiye’nin geleceği konusunda Şükrü Güngör Köleoğlu, hiç de karamsar değil. “Bu topraklar, bu halk neler görmedi ki.. Ama tüm olumsuzlukları aştı. Tüm art niyetlileri toprağa gömdü. Onun için geleceğimizi kimse zedeleyemez. Ama, bunun için herkesin uzman olduğu, bildiği alanlarda azami çaba göstermesi gerekir. Bizim fındıkta verimi, tüketimi arttırmamız, Türk çayını Dünya’da aranır hale getirmemiz, meşhur tereyağımızı, ekmeğimizi, hatta artık bizim bir markamız haline gelen hamsimizi çok talep alır duruma getirmemiz gerekir” diyerek tebessüm ediyor.
Tarım alanlarının genişlemesini zor buluyor, bu yörede. Ama birim alandan verimi arttırmanın, mesela fındıkta ortalama 70-80 kg civarında olan dönüm başına üretiminin 200 kg’ın üzerine çıkması gerektiğini de söylüyor TTB Başkanı Köleoğlu..
Türkiye’nin sağlıklı beslenmede etrafını çeviren denizlerden yeterliyi bırakan çok az yararlanabildiğini hatırlatıyor, bunun için de borsa olarak bile proje uyguladıklarından söz edip, “Balık en sağlıklı besin kaynağı. Ama, her nedense Türk insanı bir türlü bunu anlayamıyor. Oysa, balık üretimini arttırıp, hem sağlıklı beslenip, hemde ihracatı ile ticaret yapabilsek ne kadar iyi olmaz mı? Diyerek de soruyor.
Tarihi İpekyolu’nda Trabzon olmak..
Tarihi İpek Yolu denildiği zaman, haritayı önüne koyanların tarihin en eski kentlerinden biri olan Trabzon’a her dönemde rastladıklarını özellikle hatırlatan Köleoğlu, “Trabzon’da yapılmaya başlanan bu tür zirve ve organizasyonların, bu tarihi geçmişi ve o geçmişe dayanan misyonu tekrar gün ışığına çıkaracaktır. Trabzon’un bulunduğu coğrafyada ne kadar önemli ve avantajlı olduğunu herkese bir kere daha hatırlatacaktır. Ve de bunu özellikle turizm alanına taşıyıp, bundan azami yararlanmanın da fikri ve pratik yolunu açacaktır” ile geçmiş ve bugünü birleştiriyor.
Gençlere tavsiyeler
Şükrü Güngör Köleoğlu, her alanda büyük bir rekabetin yaşandığı günümüzde, iş yapma konusunda da gençlere şu tavsiyelerde bulunuyor: “Hayatta zevk aldığınız, bildiğiniz işi yapın. Her işi yaparım diye ortaya atlamayın. Tez zamanda tez yol almak için koşmayın. Sağlam basın, adımınızı görerek atın. Şunu unutmayın, Atatürk’ün dediği gibidir hayat: “Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur.” İşte hayatın bütünlüğünü belirten en veciz ifade budur. Yapmamız gereken de….” diye sonlandırıyor.