Yönetim Kurulu Başkanımız Eyüp Ergan Haber61 TV’nin canlı yayın konuğu oldu.
Deneyimli gazeteci, Birlik Haber Ajansı Bölge Müdürü (BHA) Osman Şişko’nun hazırlayıp sunduğu 'Editör Masası’ programına katılan başkan Ergan fındıktan çaya, balıkçılıktan, hayvancılığa birçok konuda bilgilendirmelerde bulundu.
Trabzon’un önemli haber sitelerinden biri olan Haber 61 de deneyimli gazeteci, Birlik Haber Ajansı Bölge Müdürü Osman Şişko’nun ilk konuğu Yönetim Kurulu Başkanımız Eyyüp Ergan oldu. Başkan Eyyüp Ergan yaklaşık 1 saat süren canlı yayında geçtiğimiz hafta Bulgaristan’a gerçekleştirilen iş gezisinde yapılan görüşmeler, bahçelerin yenilenmesinin yanı sıra verim ve kaliteyi arttırmada elde edilen kazanımlar, fındık zararlılarına karşı verilen mücadele, fındıktaki beklentiler, çay bahçelerinin yenilenmesi ve hayvancılık konularında görüşlerini belirtti.
Başkan Ergan’ın konuşmasından satır başları:
Kahverengi kokarcayı Samuray arısı bitirecek…
Bulgaristan’a gittiğimizde gördüm ki dünyada fındığı Türk insanı daha iyi biliyor. Türk insanının kültüründe var bu. Özellikle de kendi yöremizde. Türk insanının olmadığı yerde bu olmuyor. Yüzlerce yıllık bir geçmişi var. 3-4 yıl önce kahverengi kokarca hiç görünmüyordu ama artık herkes şikâyetçi. Bununla ilgili birçok çalışma yapıldı. Bunun parazitörü olan japonica (samuray arısı) üretildi. Dün Hopa’da doğaya salınımını gerçekleştirdik. Çünkü bölgemizde ilk olarak oradan başlamış ve hızlıca yayılmıştı. Yavaş yavaş diğer yerlere de bırakılacak. Kendiliğinden çoğalacak zaten. Bu parazitör Kahverengi-yeşil kokarcanın yumurtasına konuyor. İnşallah bu çalışmayla birlikte bu zararlıyı bahçelerimizden engelleyeceğiz. Bu en büyük tehlikeydi. Zararları çok fazla. Biyolojik mücadele ile bunun üstesinden kalkacağız.
Örnek bahçelerimiz herkese örnek oldu…
Bizde öyle bahçeler var ki 120-150 yıllık. Fındığın ömrü 60-70 yıl. Biz şunu öneriyoruz. Ara dikim de yapabilirsiniz. Fındığın da insan gibi olması lazım. 25 yaşındaki insan, 80 yaşındaki insan nasılsa fındık da aynı. Fındığı komple sökmeden aralara takviye yaparak veya 3’te 1’lik kısmıyla yapılabilir. Amerika’da tek ağaç sistemi var. Ocak sistemi son derece verimlidir. Bizim bahçelerimiz son derece verimli. Bu bahçeler aynı zamanda üreticiye de örnek oluyor. Bir farkındalık yarattık. Ücretsiz fidanlar dağıttık. Burada Ortahisar Belediyesi de bize büyük destekler verdi. Bunun yanında diğer kurumlarımız da bizlere katkı sunuyorlar. Popülasyonu artırıyorsun. Bizim bölgemiz fındığa çok uygun. İklim olarak en güzel iklim. Biz bunu 300 kilolara çıkarmalıyız. 200 kilo yapsak o 200 kiloyla 1 buçuk milyon ton fındık yaparız. Dünya ülkeleriyle yarışacağız. Üretmeden yarışamayız. Üreteceğiz ve yarışacağız.
Yeni pazarlar oluşturulmalı…
Bizim ihracatçımız 140’a yakın ülkeye fındık satıyor. Bu yıl 300 bin tonun üzerinde bir beklentimiz var. Buna Japonya da dahil. Belki de Afrika ülkeleri de buna eklenecek. Genelde çerezlikten ziyade çikolata sektöründe çok kullanılıyor. O sektörün olduğu tüm ülkelerde fındık satılacaktır. Her yerde bu gündem var. Bunu dünyada satan firmalar var. Pazarı eline geçirmiş bilindik markalar var. Kalitesini bir şekilde tutturmuş. Adamlar bunu satıyor. Neden satıyorsun diyecek halimiz yok. Biz de yapalım, aynı kaliteyi oluşturalım, biz satalım. Adamlar yapıyorsa önüne engel koyacak halimiz yok. Fındık zaten üzerine düşeni yapıyor. En fazla gelir getiren tarım ürünlerinden birisi. Biz bu fındığı üretelim.
Teknolojiyi entegre etmeliyiz…
Bir kere bizim fındık toplama sistemimiz çok hatalı. Düz bahçede sadece olacak diye bir şey yok. Biz teknolojiyi nasıl entegre etmeliyiz onu düşünmeliyiz. Bahçeye erken girmemek lazım. Biz bunun için sezon açıyoruz. Teknoloji her bölgeye entegre edilebilir. Bahçeye verilen zamandan erken girmeyelim. Gerekirse yerden toplamak için azami gayret gösterelim. Yerde toplanan fındık en az 1-2 randıman fark ediyor. Fındıkta bakım nasıl önemliyse toplama zamanına uymak da o kadar önemli. Külleme konusunda da arazilerinde sorun olanların ilaçlama konusuna dikkat etmelerini öneriyoruz.
Çayı kendimiz toplamalıyız…
Çay, fındıktan sonra bölgemizin en önemli ürünü. Açıklanan çay fiyatı gayet tatmin edici. Üreticiden herhangi bir şikayet gelmedi. Birinci sürgün tamamlandı. Alımlar devam ediyor. Dünyanın en fazla çay içen milletiyiz. Çok pazar aramaya da gerek yok ama yine de bazı ihracatlar var. Trabzon’da Çatak bölgesinin çayı oldukça fazla ve randımanı da çok yüksek. Birde çayda işçilik konsu var. Bunun için çok cazip ücretler ödeniyor. Biz pandemide bir çalıştay yaptık. Ne olacak diye konuştuk. O yıl yasaklardan dolayı yabancı işçiler gelmedi ve çayı kendimiz topladık. Çok da verimli ürün elde edildi. Demek ki biz bunu toplayabiliyoruz. Kendimiz yapalım. Neden paramız yabancıya gitsin. Sonuçta bunların hepsi milli servettir. Bizim milletimiz hiçbir ürünü dalında bırakmaz.
Hayvancılık azaldı…
Hayvancılıkla ilgili de toplantılar gerçekleştirdik. Eskiden her evde 5-6 inek varken bugün bir köyde o kadar yok. Toplum yararına çalıştırılan projelerle birlikte her evde bulunan kadının, 5 inek bakan kadının sigortası ve maaşı devlet tarafından ödenirse göçü de engellemiş oluruz. Bunu sağlayabilirsek en azından ürünleri önümüzdeki yıllara götürebiliriz. Biz bu projeyi yazılı olarak Tarım Bakanlığı’na da verdik.
Yeni dönem tarım politikaları…
Tarım, devlet politikalarına bağlıdır. Devlet isterse tarım büyür. Devlet ne kadar destek verirse o kadar alır. Fındık fiyatları bu kadar çıkmasaydı insanlar bunları üretmezdi. Devletin verdiği katkılarla bunlar ayakta duruyor. Son derece güzel projeleri olduğuna ve bundan sonra da daha iyilerinin olacağına inanıyorum. Biz alternatif ürünlere karşı değiliz. Örneğin Aronya son derece güzel. Satılıyor tabi ama bizim kültürümüzde fındık ve çayın önüne geçilemiyor. Yapılabilir, hobidir. Yine Salep, Türk Milletinin kültürüdür. Bunlar bölgemize güzelliktir, tabi ki bunları destekliyoruz.