BAKAN EKER: TÜRKİYE, DÜNYANIN 8. BÜYÜK TARIMSAL EKONOMİSİ...

BAKAN EKER: TÜRKİYE, DÜNYANIN 8. BÜYÜK TARIMSAL EKONOMİSİ...

İstanbul İhracatçı Birlikleri (İİB) tarafından 13 Temmuz 2010 tarihinde düzenlenen, 2009 yılında başarılı ihracatçıların ödüllendirildiği törende konuşan Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehmet Mehdi Eker, Türkiye'deki üretimin kapasitesinin geliştirilmesi gerektiğini, bunun istihdam açısından da önemli olduğunu dile getirdi.


Tarımsal destekleri verimlilik ve kalite esasına göre yeniden şekillendirdiklerini belirten Bakan Eker, “Tarım sektöründe üretimin ve üreticinin mutlaka dikkate alınması gerekiyor. Tek başına sadece uluslararası ticaret teorisini dikkate alıp, sadece o noktaya odaklanarak bir üretim stratejisi izlenilinirse bir süre sonra zarar görmeye başlarız. Bakanlık olarak, Türkiye'deki üretimin daha nitelikli, verimli, daha yüksek standartta ve kalitede oluşması için çaba gösteriyoruz. Bunun için destekleme politikalarını bütünüyle değiştirdik. Önceden verimlilikle kaliteyle, standartla hiçbir ilişkisi olmayan doğrudan arazi sahipliğine verilen tarımsal destekleri tamamen değiştirdik ve verimlilikle üretimle kaliteyle yüksek standartla ilişkili hale getirdik” dedi.

Tarımsal ürünlerin yüksek verimlilikle elde edilmesi durumunda sanayicinin üretim maliyetinin de düşeceğini anlatan Bakan Eker, ihracat ve ihracatçının karşı karşıya kaldığı bürokratik maliyetin aşılması konusunda da bakanlık olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını söyledi.
 
Türkiye’nin tarımsal ekonomisini ve AB ile iki hafta önce açılan gıda güvenliği faslını da değerlendiren Bakan Eker, şunları kaydetti:
 
“Türkiye tarımsal ekonomi ve tarımsal gayri safi hasıla açısından dünyanın 8'inci büyük ekonomisi. 2002 yılında dünyada 11'inci sıradaydık. Türkiye'nin tarımsal üretim değeri 23 milyar dolardan 51 milyar dolara, tarım ürünleri ihracatı da 4 milyar dolardan geçtiğimiz yıl 11,2 milyar dolara çıktı. 2001 yılında bin 480 farklı tarım ve gıda ürününü ihraç ederken 2009 yılında bu rakam bin 530’a yükseldi. Bölgemizde, en fazla 4 saatlik uçuş mesafesini dikkate aldığımızda önümüzde önemli büyük ve kullanılmamış bir potansiyel var. Bu bölgedeki tarımsal ihracat 538 milyar dolar ve tarımsal ithalat 632 milyar dolar. Sadece Orta Doğu ülkelerinden 50 milyar doların üzerinde tarım ürünü ithalatı var.

Biz artık iki hafta önce AB ile yeni bir fasıl açtık. Gıda güvenliği faslı, 12'nci fasıl. Bu tamamıyla bizim bakanlığımızın sorumluluğunda. Bununla birlikte Türkiye'deki gıda maddeleri gerek tüketici sağlığı açısından, gerekse üretim açısından çok önemli bir noktaya geldi. Artık Paris'teki, Londra'daki, AB üyesi herhangi bir ülkenin vatandaşı gıda hijyeni ve standartları açısından hangi mevzuatlara tabiyse İstanbul'daki de Ankara'daki de aynı standartlara tabi. Açılış kriterleri tamamen yerine geldi. Şimdi bu mekanizmanın sürdürülebilirliğini sağlamak gerekiyor.”