25 BİN TON ÇÖP ODUN ÜRETİYORUZ

25 BİN TON ÇÖP ODUN ÜRETİYORUZ

ÇAYKUR Genel Müdürü İmdat Sütlüoğlu, ikinci sürgün dönemi Ağustos ayında üreticiden alınan 113 bin 144 ton yaş çayın karşılığı olan 110 milyon 882 bin liranın, üreticilerin banka hesaplarına aktarılmaya başlandığını bildirdi.
 

Üreticilerin hesaplarına aktarılacak parayı ilgili bankalardan çekebileceklerini  ifade eden Sütlüoğlu, yılda ortalama 110-120 bin kuru çay ürettiklerini, ancak taze filizlerin dışındakilerin alınmasından dolayı üretim sırasında bu çaydan 25 bin ton dolayında “çöp ve odun” çıktığını söyledi.


Yaprağı kaliteli ise çay da kalitelidir…

İmdat Sütlüoğlu, yaş çayda iklim şartlarından dolayı rekoltenin geçen yıla göre biraz düştüğünü, randımanın da istedikleri seviyede olmadığını dile getirerek, “Müstahsil çayı kaliteli toplamıyor. Maalesef 13 yıldır vatandaş ne topladı ise çay bezi açılmadan ÇAYKUR ve özel sektör tarafından alındı. Çayda kalitenin püf noktası yaprağın kalitesidir. Çay yaprağı kaliteli ise çay da kaliteli olur” diye konuştu.


Evsaf dışı çay seçilmeli…

Bu yıl özellikle ikinci ve üçüncü sürgünde vatandaşın çay bezini açarak evsaf dışı çayını seçmesini istediklerini, istemeye de devam edeceklerini belirten Sütlüoğlu, “Genel  Müdürlük olarak ekipler oluşturdum bu konuyu yakından takip ediyorum. Vatandaşın çayını mutlaka evsafına uygun toplayarak, evsaf dışı olanları da ayıklayarak vermesi lazım. Yabancı unsurların çayda olmaması lazım.
Çayın selüloz yapısındaki kart bölgelerin olmaması lazım” dedi.


Vatandaş kendi bindiği dalı kesmesin…

ÇAYKUR olarak yılda ortalama 110-120 bin ton arasında kuru çay, bunun yanında da 25 bin ton çöp, odun ürettiklerine dikkat çeken Sütlüoğlu ,

“Bu vatandaşın evsafına uygun çay vermemesinden kaynaklanıyor. Bizim fabrikalarımız çay fabrikası, kereste fabrikası değil. Vatandaştan odun değil çay istiyorum. Bunu tekrar  tekrar söylüyorum, rica ediyorum. Vatandaş bu şekilde çay vererek kendi lehine bir şey yaptığını zannetmesin. Aslında kendi bindiği dalı kesiyor, kendi geleceğin yok ediyor. Eğer çayda kalitesizlik devam eder, yeniden kaliteyi yakayamazsak bu dalga pazardan geri döner. Ters dalga olur ve bu dalga en zayıf halka olan müstahsili boğar. Elbette ki firmalar da, biz de zarar görürüz. Ama en büyük zararı müstahsil görür. Müstahsile (kalitesiz çay verin) deseler de vermemeleri lazım. Bu konuda müstahsilden anlayış ve destek bekliyorum. Çünkü kalitesiz çayı pazarda satamayız. O zaman üreticinin parasını ödeyemeyiz. Daha sonra da çay alamayız”. Diye konuştu.


ÇAYKUR’u destekleyin…

İmdat Sütlüoğlu ÇAYKUR’un desteklenmesi gerektiğini de belirterek şöyle devam etti:

“Üreticilerimizden ÇAYKUR’u özellikle desteklemelerini istiyorum. Çünkü ÇAYKUR olmadan nelerin olabileceğini gördüler. Her şeyimizle üreticiye destek veriyoruz. Verilen fiyatın altına inmiyoruz. Ödemelerimizi peşin yapıyoruz. Vatandaş mağdur olmasın diye büyük fedakarlıklarla bunları yapıyoruz. Ama vatandaşın da bunun karşılığında bize vermesi gerektiği gibi çay vererek destek olması lazım. Evsaf dışı çay vermesinin helal olmadığını da belirtmek isterim.  Bize çay verilmesi lazım.  Aksi halde başkası ürettiğimiz kalitesiz çayı bizim hatırımıza tüketmez. Başka bir içecek içer ya da ithal çay tüketir. O zaman da üretilen çay satılamaz, tarlada kalır. Bu nedenle yapılması gereken mutlaka çayda kaliteyi yeniden sağlamaktır. Geçmişte 4 kilo yaş çaydan 1 kilo kuru çay üretilirdi. Bugün bu 6 kiloya doğru gidiyor.  Çünkü vatandaş, çay yerine odun veriyor. Bun tekrar eski haline, olması gerekene, kaliteli çaya döndürmemiz gerekiyor”.